ARET VARTANYAN İLE MEZOPOTAMYA'NIN KADİM ŞEHİRLERİ DİYARBAKIR&MARDİN&MİDYAT

  • Tarih: 20.09.2019 - 22.09.2019
  • Fiyat: 2750,00 TL
  • Tek Kişilik Fiyat: 3180,00 TL
  • Not: * UÇAK BİLETİ HARİÇ
ARET VARTANYAN İLE MEZOPOTAMYA'NIN KADİM ŞEHİRLERİ DİYARBAKIR&MARDİN&MİDYAT

Gezi Programı:

1. Gün İstanbul (IST) – Diyarbakır – Mardin / 20 Eylül 2019, Cuma
Siz değerli misafirlerimiz ile saat 08.00’de İstanbul Havalimanı’nda buluşuyoruz. Bagaj ve bilet işlemlerimizin sonrasında TK2612 sefer sayılı uçuş ile saat 09.10’da Diyarbakır’a hareket ediyoruz. Planlanan varış saati 11.15 olacaktır.
Medeniyetlerin beşiği olan Diyarbakır, yüzyıllar boyunca bereketli toprakları ve stratejik konumu nedeni ile milletlerin ele geçirmek istediği yer olmuştur. Anadolu’nun eşsiz lezzetleri ile birlikte geç kahvaltımızı almak üzere Diyarbakır Hasanpaşa Hanı’na geçiyoruz. Kahvaltı sonrasında, han içerisinde hatıra fotoğraflarımızı çekiyor ve Mardin’e doğru hareket ediyoruz. Mardin’e varışımızla beraber, Dara Antik Kenti’ne ulaşıyoruz. Kazıları devam eden bu antik kent için yeni Efes denilmektedir. Dara’nın yapımı, Ürdün’de bulunan Petra ile benzerlik göstermektedir. Yapı yekpare kayalar oyularak yapılmıştır. Dara’yı gezdikten sonra, dünyaca ünlü olan ve Süryani cemaati için kutsal olan Deyrul-zafaran Manastırı’na geçiyoruz. Bu manastır 650 yıl boyunca Dünya Süryani Patriklik Merkezi görevi adı altında çalışmıştır. Süryani rehberler eşliğinde gezeceğimiz manastırın özel bölüm ve kilise bölümleri görsel açıdan büyüleyici özelliktedir. Manastırda vereceğimiz fotoğraf molası sonrasında, manastırdan ayrılıyoruz. Akşam yemeğimizi yöresel lezzetler ile hazırlanmış bir restorant olacaktır.Konaklamamız, eski bir Ermeni konağı olan olan Merdin Hotel’de olacaktır.
http://www.merdinhotel.com/index.php

2.Gün Savur¬ – Kıllıt Köyü – Midyat / 21 Eylül 2019 Cumartesi
Otelde alacağımız kahvaltı sonrası, Savur İlçesi’ne doğru yola çıkıyoruz. Tarihi bir dokuya sahip, Mardin’e benzeyen şirin bir ilçedir. Dağ yamacına kurulu hükümran konumu ve binalardaki taş işçiliğinin mükemmelliğiyle dikkat çeker. Mezopotamya’ya hakim olan kavimler burayı da etkilemiştir ve ilçenin tarihi Etiler’e kadar uzanmaktadır. Roma ve Bizans İmparatorluğu hakimiyetinin yanında Sasani ve Melikşah dönemlerini yaşamıştır. Savur ilçesinin merkezi, Kalesi, Kaya evleri, Eski Ulu Camii, Romaniye ve Mor Yuha’nın (Dereiçi Köyü) Kiliseleri, Türbeler ve Başkavak Köprüsü ile adeta usta bir el tarafından işlenmiş tarihi bir site görünümündedir. Savur gezimizin ardından, on kilometre uzaklıktaki Süryani köyü, Kıllıt'a gidiyoruz. Terk edilmişliğin ezikliğini sırtında taşıyan köy, hüzünlü mü hüzünlüdür.... Kıllıt'ın anlamı Süryanice “azalan ” demektir. Köy mimari çizgileri, kiliseleri, doğası ile gerçekten doğudaki en etkileyici bir yerlerden biridir. Gezimizin ardından Midyat’a doğru yola çıkıyoruz. Süryani el işlemeciliği olan gümüş telkari el sanatının yoğun şekilde bulunan Gümüşçüler Çarşısı içerisinden geçip, Midyat sokaklarını geziyoruz. Gezimiz sonrasında öğle yemeğimizi Midyat’ta alıyoruz.
Öğle yemeğimiz sonrasında dünyanın en eski manastırlarından biri olan Deyrul-Umur Manastırı’nı (Mor Gabriel Manastırı) ziyaret ediyoruz. Manastırın temelleri Savurlu Mor Smuel ile Kartminli Mor Şemun tarafından 397 yılında atılmıştır. Milattan önce 615 ve 1049'da Metropolitlik Merkezi olan manastırda, Kral Arcadius (395-408) zamanında Mor Şemun tarafından barınma ve dua yerleri yapılmıştır. Kral Theodosius (408-450) çağında lahitlerin konacağı abide evi, Meryem ana Kilisesi, Resuller Kilisesi, Kırk şehit Kilisesi, Mor Smuel Mabedi, kral kızı Theodora'nın Mor Smuel tarafından iyileştirilmesi nedeniyle Theodora Kubbesi, Mor Şlemun Mabedi yapılmıştır. Manastır gezimizin ardından soluklanmak ve bir çay molası vermek için Beyazsu’ya gidiyoruz. Beyazsu, Midyat ve Nusaybin’i birbirine bağlayan kara yolunun üzerinde yer almaktadır. Midyat’ın güneyinde kalan plato ve tepelerin eteğinden kaynağını alan Beyazsu Deresi bir vadi içerisinde Nusaybin’e doğru akar. Beyaz su, Mardin’in kurak ve ağaçsız coğrafyasında, serin ve berrak suyu, yöreye özgü ağaçları ve yeşilliği ile vaha gibidir. Beyazsu Deresinde verdiğimiz mola sonrasında Mardin’e doğru yola çıkıyoruz. Akşam yemeğimizi yöresel lezzetler ile hazırlanmış bir restorantta olacaktır.Konaklamamız, Eski bir Ermeni konağı olan olan Merdin Hotel’de.
 
3.Gün Mardin - İstanbul / 22 Eylül 2019 Pazar
Otelde yapacağımız kahvaltı sonrası, Mardin gezimize başlıyoruz. MS 4000’lerden başlatarak onlarca kez farklı kavimler tarafından kuşatılmış, işgal edilmiş ama aynı temellerle korunmuş olan Mardin’de Süryani, Keldani, Yezidi, Arap, Türk kültürlerinin yıllar içinde oluşturduğu mimari sentezi yürüyerek keşfetmeye başlıyoruz. Yürüyüşümüz sırasında zaman zaman ana caddeyi, bazen dar sokakları ve abbaraları kullanacağız. Göreceğimiz yerler arasında, Patrikhane (Mardin Arkeoloji ve Etnografya Müzesi), PTT binası, Ulu Camii, Sabancı Mardin Kent Tarihi Müzesi bulunmaktadır. Gezimiz sonrası öğle yemeğimizi alıyoruz. Yemek sonrası vereceğimiz serbest zamanda, Mardin’de taş işçiliğinin güzelliğini ve önemini gözler önüne seren üstü kemerler ile kapatılmış sokaklarda gezecek, fotoğraf çekecek ve alışveriş yapma imkanımız olacak. Serbest zaman sonrasında Kasimiye Medresesi’ne ulaşıyoruz. Sultan İsa döneminde Zinciriye Medresesi’nin ardından yapımına başlanan medrese Timur ve Akkoyunlular arasında oluşan gergin siyaset sebebi ile yapımı yarım kalan medrese Akkoyunlular tarafından 1502 yılında tamamlanmış ve Cihangir’in oğlu Kasım’ın adı verilmiştir.Medrese gezimiz sonrasında Mardin Havalimanı’na hareket ediyoruz. Varışımız ve işlemler sonrası TK 2677 sefer sayılı uçuş ile saat 18.40’da İstanbul’a hareket ediyoruz. İstanbul Havalimanına planlanan iniş saati 20.50 olacaktır.Hayat bir yolculuktur, yeni seyahatlerde görüşmek dileğiyle…
 
GEZİ FİYATINA DÂHİL OLAN HİZMETLER
• Merdin Konağında oda & kahvaltı konaklama
• Program başlangıç ve bitişe kadar tüm transferler
• Hasanpaşa Han’ında geç kahvaltı
• 1 adet öğle yemeği
• 1 adet akşam yemeği
• Profesyonel rehberlik hizmeti
• Tüm ören yerleri ve müzelerin giriş ücretleri
• Seyahat sağlık sigortası
 
GEZİ FİYATINA DÂHİL OLMAYAN HİZMETLER
• Yemeklerde alınacak meşrubat ve alkollü içecekler
• Uçak bileti

ARET VARTANYAN

1978 yılında İstanbul Beyoğlu’nda yoksul ama geniş bir etnik yelpazeye yayılmış, sevgi yüklü bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Aret Vartanyan 7 yaşından başlayarak yaradılış, insan ve yaşamın gizleri üzerine eksilmez bir heyecanla çalışmalarını sürdürüyor. Sekiz yaşında klasikleri okumaya başlayan, dokuz yaşında Nietzhce ile tanışan Vartanyan, o yaşlarda kendini ifade etme biçimi olarak keşfettiği yazma eylemini varoluşunun odağı olarak kabul etti. İlk gençlik yıllarında Uzakdoğu felsefesine yoğunlaşan Vartanyan, M.Ü.İletişim Fakültesi’nde Lisans ve Yüksek Lisans eğitimlerini tamamladıktan sonra burslu olarak Oxford Üniversitesi’nde Teoloji okudu ve batı felsefesi üzerine çalışmalarını yoğunlaştırdı. 13 yıl kurumsal hayatta Güzel Sanatlar / Bates, Pronto, Grup 7 ajanslarında çalıştıktan sonra 2007’de Vodafone’da Marka Yönetimi ve 2009’da Doğan Online’da Pazarlama Müdürü olarak kurumsal kariyerini tamamladı. İlk kitabı 2008 yılında yayımlandı ve aynı yıl bugün yüzbinlerce katılımcıya ulaşan Yaşam Atölyesi’ni kurdu. Yaşam amacını ‘Dünyada bir tek insanı bile dışarıda bırakmadan, her bireyin kendini ve yaşam amacını sevgi üzerine kurulu bir zeminde gerçek kılmasını sağladığı bir dünyaya hizmet etmek’ olarak ifade eden Aret Vartanyan, her şeyden önce insana inanıyor. Din, dil, ırk, ünvan, cinsiyet, zengin fakir gibi etiketlerin ötesinde insanın gerçekliğinin altını çizerken çalışmalarıyla kısa sürede yüzbinlerce insanın yaşamında farklılık yarattı. Okurlarıyla hayata dair bir sohbet olan ‘Sen ve Ben’, İstanbul ekseninde insanı, yaşamı irdeleyen ve farklılıklarla bir arada yaşamanın romanı ‘Bir Nefes İstanbul’, bir bedende kaç kişi yaşadığımızı ve hayatın içindeki rollerimizi kadın ve erkek olgularıyla sorgulayan ‘Bin Yüz Bir İnsan’, on binlerce danışanı ile gerçekleştirdiği çalışmaları kendi yaklaşımları ile birleştirerek yaşamın farklı kulvarlarına ışık tutan ‘Gerçekten Yaşıyor Musun?’ ve aşkı yeniden tanımlayan, bildiğiniz aşkı unutun diyen ‘Çırılçıplak Aşk’, yaşama farklı perspektifler getiren Gerçekten Yaşıyor Musun? ile bir milyondan fazla okura ulaştı.2015 yılında sinemaya çekilecek olan ve edebiyata yeni bir tarz kazandıran dörtlemenin ilk romanı ‘Gitme Zamanı’nı, 2016’da devamı ‘Siyah Gözyaşı’nı ve 2017’de ‘İnsanız Ayıbı Yok’u yayınladı. 2011-2013 yılları arasında gerçekleştirdiği ‘Buyrun Paylaşalım’ ve ‘Sen ve Ben’ TV programlarıyla ekranda televizyon dünyasının dikkatini çeken bir başarı elde eden Vartanyan, yüzbinlerce izleyicinin oluşturduğu paylaşım platformu hayata geçirdi. Kurucusu olduğu Yaşam Atölyesi Eğitim Akademisi çatısı altında çalışmalarını sürdüren Vartanyan, her yıl atölye çalışmaları dışında Türkiye’nin dört bir yanında üniversitelerde,şirketlerde ve açık konferanslarda yaklaşımlarını paylaşıyor. Yaşam Atölyesi’nin Türkiye’nn en büyük kişisel dönüşüm platformu olmasının ardından, İstanbul’un yanısıra, Ankara,İzmir, Bursa, Antalya, Adana ve Lefkoşa’da faaliyete geçildi. Kurumsal Eğitimler başlığı altında ise global/lokal şirketlere eğitim, danışmanlık ve konuşmacı desteği sağlıyor. Özellikle takım olmak, motivasyon ve yeni dünyada iş yaşamı başlıklarında tarzı ve ortaya koyduğu kuramlarla en çok talep edilen konuşmacılar listesinde ilk sıralarda yer alıyor. Son yılarda davet edildiği uluslararası kongre,konferans ve çalışmaların ardından kitapları yabancı dillere çevrilen olan Vartanyan, 2018 yılında atölye çalışmalarını ağırlıklı olarak yurtdışına taşıyor.