SERRA YILMAZ İLE TOSKANA GÜNEŞİ ALTINDA

  • Tarih: 16.05.2018 - 20.05.2018
  • Fiyat: 2260,00 EUR
SERRA YILMAZ İLE TOSKANA GÜNEŞİ ALTINDA

Gezi Programı:

16 Mayıs 2018 Çarşamba / İstanbul – Bologna – Floransa

Siz değerli misafirlerimiz ile 06:30’da buluşmamızın ardından pasaport işlemlerimizi gerçekleştiriyoruz ve THY TK1321 sefer sayılı uçuşu ile saat 08:30’da Bologna’ya hareket ediyoruz.

Yaklaşık 2 saat 40 dakika sürecek uçuş sonrası Bologna Havaalanı’na yerel saat ile 10:10’da varışımızın ardından bizi bekleyen özel aracımız ile Bologna şehir turumuza başlıyoruz.

Bologna tarih açısından İtalya’nın en önemli şehirlerindendir. Ayrıca yemek kültürü olarak en gelişmiş şehridir. 1088 yılında kurulan dünyanın en eski üniversitesi bu şehirde bulunmaktadır. Şehir gezimizde göreceğimiz başlıca noktalar; Piazza Maggiore (Burada dünyanın en büyük 5. bazilikası olan San Petronio bazilikası ve şehir meclis binasını göreceğiz.) Meydanın en ilgi çekici unsuru ise Fontana del Nettuno (Neptun Çeşmesi). 

Çesmenin tasarımını Palermo'lu mimar Tommaso Lauranti 1563'de hazırlanmıştır. Neptun heykeli Floransa'da yaptırılmış olan Neptün Çeşmesi siparişini kaybetmiş olan Flaman asıllı heykeltras Giambologna tarafından yapılmıştır. Heykel 1564'de tamamlanmış ve 1567'de açılmıştır. Eğer restorasyonu bitmiş olursa  çeşmeyi gördükten sonra, sırasıyla Piazza del Nettuna, Piazza Maggiore, Palazza di Re Enzo’dur.

Şehir gezimiz esnasında öğle yemeğimizi belirlenmiş olan restoranımızda yiyoruz ve sonrasında Floransa’ya haraket ediyoruz.

Yaklaşık bir buçuk saatlik yolculuğumuzun ardından şehrin en iyi otellerinden olan otelimize ulaşıyoruz.

Otelimize yerleşme ve dinlenme sonrasında değerli misafirlerimiz ile buluşuyor ve akşam yemeğimiz için Serra Yılmaz’ın bizler için seçmiş olduğu restoranımıza gidiyoruz.

 

17 Mayıs 2018 Perşembe / Floransa – San Gimignano

Otelimizde yapacağımız kahvaltımızın ardından Davut Heykeli’nin de sergilendiği Galleria dell'Accademia Galerisi’ne hareket ediyoruz.

Davut Heykeli, Michelangelo Buonarroti tarafından 1501 yılında yapımına başlanmış ve 1504 tarihinde tamamlanmıştır. Geniş çevrelerce, Michelangelo’nun en iyi iki heykelinden biri ve Rönesans heykel sanatının bir başyapıtı olarak kabul edilmektedir. Eser, Davut’un Golyat’a saldırmaya karar verdiği anı simgelemektedir. 5,17 metre yüksekliğindeki mermer heykel Floransa’nın bir sembolü niteliğindedir.

Galleria dell’Accademia gezimiz sonrasında Prens Corsini’lere ait olan bahçe içerisinde İtalya’nın en özel el sanatları ürünlerini görebileceğimiz Artigianato E Palazzo’ya geliyoruz.

Öğle yemeğimizi gezimiz esnasında bahçe içerisinde serbest olarak yiyoruz.

Belirtilen saatte misafirlerimiz ile buluşuyor ve Floransa’ya veda ederek bölgenin en iyi çiftlik otellerinden olan otelimize hareket ediyoruz.

Varışımızı takiben odalarımıza yerleşme ve dinlenme sonrası akşam yemeğimizi otelde yiyoruz.

 

18 Mayıs 2018 Cuma / San Gimignano – Siena – San Gimignano

Otelimizde yapacağımız kahvaltımızın ardından, San Gimignano’ya hareket ediyoruz.

Adeta bir kalenin içinde yaşıyorsunuz hissi veren bu şehirdeki her yapı 14.yüzyıldan kalmadır. San Gimignano Toskana’nın en iyi korunmuş Ortaçağ kentlerinden biridir. 13 Kuleli Şehir olarak bilinen San Gimignano’da rakip soylu aileler tarafından inşa edilen şehirde merkez olarak kabul edilen Cisterne Meydanı ziyaret edilecektir.

"Ortaçağın Manhattanı" olarak adlandırılan şehrin 12. ve 13. yüzyıllarda yapılmış olan yetmiş altı adet kulelerinden günümüze de on dört tanesi ayakta kalabilmiştir. Beldenin tarihi merkezinin tipik Ortaçağ mimarisi ve görünüşünü koruması dolayısıyla San Gimignano, UNESCO Dünya Mirasları İtalya listesinde bulunmaktadır.

Galeria Continua (http://www.galleriacontinua.com/ ) San Gimignano’daki ziyaret duraklarımızdan biridir.

Öğle yemeğimiz için bir Orta Çağ şehri olan Siena‘ya doğru hareket ediyoruz. Üç tepe üzerine kurulu olan Siena, Toskana bölgesinin kalbi niteliğinde. Çok iyi şekilde korunmuş tarihi dokusu nedeniyle ziyaretçilerine bir zaman yolculuğuna çıkma imkanı sunuyor. Bu özelliği sayesinde bölge, UNESCO'nun Dünya Mirası Listesi'ne yer almakta.

Uzun ve dar sokakların her biri Piazza del Campo Meydanı'na çıkıyor. Deniz kabuğu şeklindeki bu meydan Avrupa'nın en büyük kent meydanlarından biri olarak kabul edilmekte. İtalya'nın en ihtişamlı katedrallerinden birisi olan Siena Duomo ise siyah-beyaz taşlar kullanılarak inşa edilmiş tarihi bir yapı. Hristiyan dünyasının en büyük katedrali olması amacıyla inşa edilen Duomo'nun inşaatı salgın hastalıklar nedeniyle uzun süre ertelenmiş, bittiğinde ise amacına ulaşamamış.

Keyifli geçen Siena gezimiz sonrasında akşam yemeğimizi alıyoruz ve yemek sonrasında, San Gimignano’da bulunan otelimize hareket ediyoruz.

 

19 Mayıs 2018 Cumartesi Greve - Castello di Verrazzano – San Gimignano

Otelimizde yapacağımız kahvaltımızın ardından Chianti’ye doğru yola çıkıyoruz.

Gezimize Greve kasabası ile başlıyoruz. Uzun ve dar sokaklarında dolaşırken evlerin pencerelerinden sarkan çiçeklerin sıcaklığı ile bizi karşılayan bu kasaba, çiçeklerle kaplı tarlaları, yeşil tepeleri, selvi ağaçlarıyla Toskana’nın en çok ziyaret edilen bölgelerinden birisidir. Bölgenin en büyük özelliği ise dünya çapında ünlü olan şaraplarıdır.

Öğle yemeğimiz için Castello di Verrazzano’ya (http://www.verrazzano.com/en/  ) gidiyoruz.

Verrazzano Kalesi, Chianti’nin kalbinde, Floransa ve Siena arasındaki Greve’de yer almaktadır. Başlangıçta kale Etrüsk’lerdeyken sonra Roma hakimiyetine geçmiş ve 1000 yılı aşkın süre de bu sınırlarda kalmış. Burada büyük şarap geleneği haline gelen “Verrazzano üzüm bağlarının” 1150 yılına dayanan hikayesi vardır. Bu arada Kale VII yüzyıldan 1900’lerin ortalarına kadar Verrazzano ailesinin malı olmuştur. Verrazzano’ların en meşhuru, New York körfezinin ve günümüzdeki Doğu kıyılarının büyük bölümünün kaşifi Giovanni da Verrazzano, bu kalede 1485’de doğmuştur. Bu sebepten New York’taki Brooklyn ile Staten Adası arasındaki ünlü köprü, 1964’te Verrazzano Köprüsü adını almıştır.

Belirtilen saatte otelimize hareket ediyor ve dinlenme sonrası akşam yemeğimizi otelde yiyoruz.

 

20 Mayıs 2018 Pazar /  Arezzo – Bologna – İstanbul

Otelde yapacağımız kahvaltı sonrası çıkış işlemlerimizin ardından Toskana’nın bir diğer şirin kasabası olan Gezilerimiz sonrası 'La Vita é Bella' (Hayat Güzeldir) filminin çekildiği yer olan Arezzo’ya hareket ediyoruz. Toskana bölgesinde bulunan yaklaşık 100 bin nüfuslu ufacık ve ama çok sevimli bir şehir olan Arezzo’nun sokaklarında kendimizi şehrin büyüsüne kaptırıyoruz.

Öğle yemeğimizi serbest zaman içerisinde yedikten sonra değerli misafirlerimiz ile buluşuyor ve havalimanına doğru hareket ediyoruz.

Bologna Havalimanı’na varışımızı takiben, pasaport ve bagaj işlemlerinin ardından THY TK1326 sefer sayılı uçuşumuz ile saat 18:55 te İstanbul’a hareket ediyor ve 22:20’te varışımızı gerçekleştiriyoruz.

 

GEZİMİZE DAHİL OLAN HİZMETLER

•  Belirtilen otellerde oda kahvaltı konaklama
•  Programda bulunan transferler
•  Şehir gezileri
•  Bologna
  •  San Gimignano
  •  Floransa
  •  Greve in Chianti
  •  Siena
  •  Arezzo
•  Giriş ücretleri
  •  Galleria dell'Accademia Galerisi
  •  Galeria Continua
•  2 öğle yemeği
•  3 akşam yemeği
•  Zorunlu seyahat sigortası
•  İkramlar
•  Serra Yılmaz söyleşileri
•  İtalya’da profesyonel rehberlik danışmanlığı ve rehberliği
 

GEZİMİZE FİYATLAMASINA DAHİL OLMAYAN HİZMETLER

•  Gidiş dönüş uçak biletleri
•  Yapılacak şahsi harcamalar
•  Vize
•  Yurt dışı çıkış harcı
 

İptal koşulları: Seyahat tarihine 60 gün kala yapılan rezervasyon iptallerinde paket ücretinin %30'u, 40 güne kadar yapılan iptallerde paket ücretinin %50'si, daha sonraki iptallerde paket ücretinin tamamı yanar. Seyahat sigortası iptal koşulları geçerlidir.

SERRA YILMAZ

İstanbul’da doğan Serra Yılmaz Fransa’da psikoloji ve tiyatro eğitimi aldı. Dostlar Tiyatro Grubu’nun açtığı yarışmayı kazandıktan sonra ilk sahne deneyimini bu tiyatroda yaşadı. 1983 yılında Atıf Yılmaz’ın “Şekerpare” filmi ile sinemada rol almaya başladı.

Atıf Yılmaz, Ömer Kavur, Zeki Ökten, Şerif Gören, Ümit Ünal ve Ferzan Özpetek gibi önemli yönetmenlerle çalıştı. 1997’de ilk tiyatro oyunu olan “Diğerlerinin Adı Ali”yi yönetti. Gerek tiyatro, gerek sinemadaki performanslarıyla pek çok ödül alan Serra Yılmaz, sinema çalışmalarının yanı sıra İstanbul Şehir Tiyatroları’nda oyuncu, dramaturg ve sanat yönetmeni yardımcısı olarak 15 yıl çalıştı.

2005’te İtalya'da sinema ve TV projelerinin yanı sıra tiyatro yapmaya başladı. Halen hem Türkiye, hem de farklı ülkelerde sinema ve tiyatro çalışmalarını sürdürmektedir.

1999 yılında Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “Harem Suare” filmdeki rolüyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü ve gene aynı filmdeki rolüyle Sinema Yazarları (SİYAD) tarafından verilen Türk Sineması Ödülleri’nde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü’ne layık görülen Yılmaz, 2002 yılında 21. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde “9” filmiyle En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü kazandı.

“Teyzem”, “Anayurt Oteli”, “Harem Suare”, “Cahil Periler”, “9”, “Karşı Pencere”, “Vanilya ve Çikolata”, “Bir Ömür Yetmez”, “Vavien”, “Kaybedenler Kulübü”, “Nar” ve “Eyvah Eyvah 3” gibi sayısız filmde rol alan Yılmaz, 2011’de 68. Venedik Film Festivali’nin “İlk Yapıt” bölümü jürisinde yer aldı.

2003 yılında “Karşı Pencere”deki rolüyle İtalya’nın en prestijli sinema ödüllerinden David di Donatella’da En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü’ne aday gösterildi ve bu adaylıkla Türkiye’den aday gösterilen ilk sinema oyuncusu oldu. Serra Yılmaz gene “Karşı Pencere” filmiyle Fellini'nin senaristi Flaiano adına düzenlenen Flaiano Film Festivali’nde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü’nün sahibi oldu.